KEDİ GİBİ DÜŞÜNMEK VE DAVRANMAK – 2 / Stephane GARNİER

"Bir ruha sahip olmak sevgi, sadakat ve minnet duymak demekse o zaman hayvanlar birçok insandan daha zengin" James HERRIOT


63

Bu serinin birinci adımını hatırlarsınız elbet. İnce ve suskun hesaplama yetilerini asla görmezden gelemeyeceğimiz “kediler”in dünyasına tekrar dönüyoruz. Altını çizmeyi atladıklarımız ve onların bizim olmamızı bekledikleri dostları kıvamına gelme tarifleri ile birlikte.

Kedi Gibi Düşünmek ve Davranmak ilk yayınlandığında  Dünya çapında 28 dile çevrildi ve büyük ilgi gördü. Artık sıra 2. serideydi. İlkinden farkı; rollerin dağılımının netliği ve insanlığın da payına düşen kısmını kabullenişiydi. İnsan olarak hiçbir zaman onların türüne hakim ve sahip olamadık. Özgürlüğün tüylere,pençelere, kuvvetli kaslara ve çevikliğe bürünmüş halleriydi onlar. Belki de bu yüzden haklarındaki gizem seramonisine her defasında hayrandık. Evimizde, iş yerimizde, mesken önlerinde, parklarda, bahçelerde bize yakın duran evren ortaklarımızın bizden talepleri vardı. Günlük mama-su değişikliği sadece beslenme rutinlerini değil, sizin ona olan takipli ilgisini de gösteriyordu- en azından onların aldığı sinyal buydu-

Size sürtünmesi sadece sevgi veya şımarıklık göstergesi değil sizi kimseyle paylaşmama ve meydan okuma simgesiydi ve onlara karşı verici olurken samimi davranmazsanız karşılığı beklenmedik bir intikam olabilirdi. Kendisi gibi hissedip saygı duyduğunuzu hissettiğinde daha vicdanlı bir “sahip” olurlardı sizin için. Evet! onlardı bizim sahiplerimiz çünkü aksine programlanmamışlardı. Yani bir köpek duruşunda olmazlardı asla. Mekanın sahibi belliydi anlayacağınız.

Serinin 2. başlığında yine öyle keyifli ve gerçek bir klavuz görevi görüyorken kitap, izini takip etmemek imkansız. Seriyi tamamlayın derim kesinlikle!

İyi okumalar…

[zombify_post]



Like it? Share with your friends!

63
Melike

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir